Ben on milyar değerinde araba aldım yarısını peşin yarısını taksit yaptım. iki milyar vade farkı koydu. bu haram mıdır?

Tarih : 20.03.2007 hakan52 Sordu :

——————————————————————————–
Soru : Ben on milyar değerinde araba aldım yarısını peşin yarısını taksit yaptım. iki milyar vade farkı koydu. bu haram mıdır?

——————————————————————————–
Cevap: Bismillahirrahmanirrahim
Dinimiz ister peşin olsun, ister vadeli olsun, alışverişi mubah kıl-mıştır. Vade ve taksitlerin, sonunda anlaşmazlığa çıkmayacak şekilde ke-sinlikle belirlenerek yapılan veresiye (vadeli) satışlar caizdir.
Vade farkının alınması meselesine gelince:
Peşin fiyata oranla sırf ödemenin geç yapılması nedeniyle bir farkın alınması, sıkışık durumdaki alıcıyı istismar edilmesinden korumak ve ge-reksiz fiyat artışları ile enflasyonun yükselmesini önlemek için hoş karşı-lanmamaktadır.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz “ Bir satış içinde iki satış yapmayı yasaklamıştır.” Bu hadis- i şerif ne manaya gelmektedir?
Birçok fukaha bu hadis-i şerifi; satıcının, “peşin alırsan şu kadar, veresiye alırsan şu kadar” demesidir manasını vererek açıklamıştır.
Bu mesele ana fıkıh kitaplarımızdan Mebsut’ta söyle açıklanır: “Satıcı, şu vadeye kadar şu fiyata, peşin olursa şu fiyata veya bir ay vadede şu fiyat, üç ay vadede şu fiyat derse, bu satış, fasiddir, geçerli olmaz. Çünkü alışveriş belli bir fiyat karşılığında yapılmamıştır. …Peşin şu fiyata, veresiye şu fiyata diyerek satış yapmak caiz değil-dir.”
Bu şekilde bir satışın caiz olmamasının nedenleri olarak; satıcı ile alıcının belli bir fiyattan anlaşmadan alışveriş yerinden ayrılmaları sebe-biyle satış bedelinin meçhul olup satış akdinin fasid olması ve sırf vade, zaman nedeniyle bir farkın açıkça istenmesi gösterilmektedir. Mal aynı mal ve aynı satıcının elindedir. Demek ki fark, sadece ödemenin gecik-mesinden dolayı istenmektedir. Faizin bulunabilmesi için şart olan cins birliğini ve miktar fazlalığını bu vade farkında görebilmek mümkün ol-duğundan, vade farkı faiz şüphesinden uzak değildir. Biz açıkça faiz ol-duğu bilinen şeylerden kaçınmamız gerektiği gibi, faiz şüphesi bulunan muamelelerden de uzak durmalıyız.
Peki, çare nedir? Satıcı ve alıcının zarar görmeden, ekonomik kayba uğramadan nasıl bir işlem yapılmalıdır?
Satıcı peşin şu kadar, vadeli şu kadar diyerek iki fiyat söylemeden, alıcının durumuna göre peşin veya vadeli fiyatı söylemelidir. Peşin satış-larda kar eklemek meşru olduğu gibi, vadeli satışlarda da kar eklemek meşrudur. Çünkü vadeli satışta para belli bir süre ticarette kullanılamaya-cağı ve zaman içinde mala gelecek zamlardan etkilenmemek için kar oranı yüksek tutulabilir. Mesela bir mala satışta peşin yüzde 20 kar ekle-yen, vadeli fiyata yüzde 40 ekleyebilir. Ayrıca satıcının alacağı tahsil et-mede ve muhasebe işlemlerinde belli bir masrafı oluyorsa, bu masrafı fi-yata ekleyebilir. Böylece tek fiyat söylenmelidir. Alıcı da pazarlık yap-malıdır. Bu şekilde mal tek fiyatla satışa sunulmuş olur. Pazarlık yapıla-rak belirli bir mal ve miktarı belli bir fiyat üzerinde bağlanınca akit ta-mamlanmış olur.
Veresiye fakat peşine yakın bir fiyata satış yapan satıcının sürüm-den kazanacağını ve en önemlisi alıcısına kolaylık gösterdiği için karz-ı hasen sevabını kazanacağını unutmamalıyız.

Tarih : 20.03.2007 MPOLAT Sordu :

——————————————————————————–
Soru : Evlilik niyeti ile biriktirdiğim 7 milyar param var. Çevremde komşular ve arkadaşlar bana evlenebilmem için kız bakıyorlar. Her an bulunup , her an bir evlilik olabilir,bu nedenle hac zamanı geldiğinde bu para ile hacca’mı gitmem gerekiyor? bu paranın her sene zekatını veriyorum ama hac konusunda emin değilim.

——————————————————————————–
Cevap: Bismillahirrahmanirrahim
Bu para ile bir yatırımda bulunmanız gerekmektedir.
Aksi takdirde bu para memleketimizde hacca gidilme döneminde sizin tasarrufunuzda olursa, size hac farz olmaktadır.
Tarih : 20.03.2007 MPOLAT Sordu :

——————————————————————————–
Soru : Eniştem bankadan kredi çekerek araba almak istiyor bende ona bankadan kredi çekmemesini bu sistemin faiz olduğu ve fazla para ödeyeceğini söyledim, o zaman vadeli satışta faiz olmuyor mu dedi. Mesela 100 YLT’lik bir malı 6-8 veya 12′ay vade ile 150 YTL’ye satan bir mağaza ve herhangi bir iş yeri bu uygulama ile aldığı 50 YTL için faiz mi istemiş olur yani vadeli satış caiz midir?

——————————————————————————–
Cevap: Bismillahirrahmanirrahim
Dinimiz ister peşin olsun, ister vadeli olsun, alışverişi mubah kılmıştır. Vade ve taksitlerin, sonunda anlaşmazlığa çıkmayacak şekilde kesinlikle belirlenerek yapılan veresiye (vadeli) satışlar caizdir.
Vade farkının alınması meselesine gelince:
Peşin fiyata oranla sırf ödemenin geç yapılması nedeniyle bir farkın alınması, sıkışık durumdaki alıcıyı istismar edilmesinden korumak ve ge-reksiz fiyat artışları ile enflasyonun yükselmesini önlemek için hoş karşı-lanmamaktadır.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz “ Bir satış içinde iki satış yapmayı yasaklamıştır.” Bu hadis- i şerif ne manaya gelmektedir?
Birçok fukaha bu hadis-i şerifi; satıcının, “peşin alırsan şu kadar, veresiye alırsan şu kadar” demesidir manasını vererek açıklamıştır.
Bu mesele ana fıkıh kitaplarımızdan Mebsut’ta söyle açıklanır: “Satıcı, şu vadeye kadar şu fiyata, peşin olursa şu fiyata veya bir ay vadede şu fiyat, üç ay vadede şu fiyat derse, bu satış, fasiddir, geçerli olmaz. Çünkü alışveriş belli bir fiyat karşılığında yapılmamıştır. …Peşin şu fiyata, veresiye şu fiyata diyerek satış yapmak caiz değil-dir.”
Bu şekilde bir satışın caiz olmamasının nedenleri olarak; satıcı ile alıcının belli bir fiyattan anlaşmadan alışveriş yerinden ayrılmaları sebe-biyle satış bedelinin meçhul olup satış akdinin fasid olması ve sırf vade, zaman nedeniyle bir farkın açıkça istenmesi gösterilmektedir. Mal aynı mal ve aynı satıcının elindedir. Demek ki fark, sadece ödemenin gecik-mesinden dolayı istenmektedir. Faizin bulunabilmesi için şart olan cins birliğini ve miktar fazlalığını bu vade farkında görebilmek mümkün ol-duğundan, vade farkı faiz şüphesinden uzak değildir. Biz açıkça faiz ol-duğu bilinen şeylerden kaçınmamız gerektiği gibi, faiz şüphesi bulunan muamelelerden de uzak durmalıyız.
Peki, çare nedir? Satıcı ve alıcının zarar görmeden, ekonomik kayba uğramadan nasıl bir işlem yapılmalıdır?
Satıcı peşin şu kadar, vadeli şu kadar diyerek iki fiyat söylemeden, alıcının durumuna göre peşin veya vadeli fiyatı söylemelidir. Peşin satış-larda kar eklemek meşru olduğu gibi, vadeli satışlarda da kar eklemek meşrudur. Çünkü vadeli satışta para belli bir süre ticarette kullanılamaya-cağı ve zaman içinde mala gelecek zamlardan etkilenmemek için kar oranı yüksek tutulabilir. Mesela bir mala satışta peşin yüzde 20 kar ekle-yen, vadeli fiyata yüzde 40 ekleyebilir. Ayrıca satıcının alacağı tahsil et-mede ve muhasebe işlemlerinde belli bir masrafı oluyorsa, bu masrafı fi-yata ekleyebilir. Böylece tek fiyat söylenmelidir. Alıcı da pazarlık yap-malıdır. Bu şekilde mal tek fiyatla satışa sunulmuş olur. Pazarlık yapıla-rak belirli bir mal ve miktarı belli bir fiyat üzerinde bağlanınca akit ta-mamlanmış olur.
Veresiye fakat peşine yakın bir fiyata satış yapan satıcının sürüm-den kazanacağını ve en önemlisi alıcısına kolaylık gösterdiği için karz-ı hasen sevabını kazanacağını unutmamalıyız.

Tarih : 20.03.2007 eminburak Sordu :

——————————————————————————–
Soru : Eşimle tanıştığım zaman namazımı ihmal ediyordum. daha sonra nişanlandık evliliğe doğru yol alırken Allah C.C’ın istemesiyle namazıma başladım ve o günden beri de 1 senedir kılıyorum. fakat eşim bir türlü namazını kılmıyor ısrarıma, aldıgım kitap cd lere hadis ve ayetlere cehennem ve cennet hayatı, anlattıgım güncel olaylara, sohbetlerinize sık sık başvurdum… ama nafile kaldı. şimdi cocugumuz olacak. eşimden kadın olarak memnunum ama namazını ve itikadi giyimini bir türlü rayına oturtamadım. ne önerirsiniz?

——————————————————————————–
Cevap: Bismillahirrahmanirrahim
Koca olarak eşinizden sorumlusunuz. Anlattığınıza göre elinizden geleni yapıyorsunuz. Elbette bu yeterli olmayabilir. Bu şekilde ikna etmeye devam edin ve sözünü dinleyecek başka kimseleri, babasını, ailesini devreye sokun. Bundan maddi bir kazancınız olmadığını, Öbür dünyada da beraber olmayı istediğinizi söyleyerek dini yaşantıyı kazanmasına gayret edin.
Ve çevre çok önemli… Dini yaşantıya sahip ailelerle arkadaşlık kurun. Ödüllendirmeye çalışın. Hediyeler ile gönlünün kaymasına gayret edin. Elbette bir ailenin dağılması istenilen bir şey değildir. Fakat dini yaşantının olmadığı bir ailede büyüyecek çocukların ne kadar zor şartlarda yetişeceğini de unutmamak gerekir.
Tarih : 20.03.2007 MPOLAT Sordu :

——————————————————————————–
Soru : iş yerimizde selamlaşma “selamunaleykum” şeklinde değil “günaydın” “tünaydın” şeklinde yapılıyor ben bu durumdan rahatsız oluyorum fakat mecbur kaldığım için onlar gibi günaydın , tünaydın diyorum bundan dolayı vebal altına girmiş olur muyum? 5 vakit namaz kıldığımı bilmiyorlar o yüzden gizli kılıyorum , islama ait bir kelime kullanamıyorum mecburen bu durumumu gizliyorum başka iş arıyorum fakat bulamıyorum bu durumda ne yapmam lazım , yaptıkları hiç bir yaşayış islama uymuyor buna engelde olamadığım için kalben buğz ediyorum onların yaptığı yanlışlardan ve günahlardan dolayı işten atılma endişesi ile onları uyaramadığım emri bil maruf yapamadığım için sorumlu olur muyum?

——————————————————————————–
Cevap: Bismillahirrahmanirrahim
Ne acıklı bir haldir bu halimiz. Nüfusunun yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede dinin gerekleri olan ibadetlerimizi ve davranışlarımızı gizli gizli yapıyoruz.
Şunu belirtelim ki “iyi günler, günaydın, merhaba “vs kelimeler ve ifadeler asla “selamunaleykum” ifadesinin yerini alamaz. Bu ifadeler kasıtlı olarak selamlaşmayı engellemek için kültürümüze kabul ettiirlmeye çalışılan ifadelerdir.
Böyle bir ortamda imkanlar ölçüsünde insanlara dini anlatabilmeye gayret edin. Ve mümkünse daha uygun bir iş aramanızı tavsiye ederim.

Leave a Comment